40 bin Arakanlıya 90 ton gıda yardımında bulunduk

HASENE International e. V.

Kreissparkasse Köln
IBAN: DE80 3705 0299 0149 2890 54
BIC: COKSDE33XXX

 

40 bin Arakanlıya 90 ton gıda yardımında bulunduk.

Hasene’nin Myanmar’ın Arakan eyaletinde Rohingya Müslümanlarına yapılan insanlık dışı zulme dikkat çekmek ve mazlum Arakanlılara insani yardımda bulunmak maksadıyla başlattığı acil yardım çağrısına ilgi büyüktü. Yapılan bağışlar zulümden kaçarak Bangladeş’e ulaşan Arakanlılara gıda yardımı olarak ulaştırıldı ve yardımlar devam ediyor.

 

Ne olmuştu?

Arakan’da yaşayan Müslüman azınlık ne eğitim, ne sağlık ne de seyahat hakkına sahipler. Dinlerini öğrenmelerine dahi mani olunuyor. Sürekli devam eden baskılar en son 2012 yılında toplu katliam olarak dünyanın gündemine oturmuştu. Yapılan toplu kıyımları durduracak ciddi bir adım o günden bugüne  atılamadı. Katliam acımasız yüzünü geçtiğimiz ay, 25 Ağustos’ta birkez daha gösterdi. Bir hafta gibi kısa bir sürede onlarca köy yakıldı, binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi Bangladeş’e kaçmak zorunda kaldı. Zulümden kaçan insanların bir kısmı Bangladeş’e ulaşmak için geçmek zorunda kaldığı Naf Nehri’nde can verdi. Kadınlar, çocuklar ve yaşlıların çoğunlukta olduğu Arakanlı mazlumlar dünyanın bu zulme dur demesini, kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor.

 

Acil yardımı ulaştırmak için iki ekip görevlendirildi. İlk ekipte IGMG Genel Merkez’den Sosyal Hizmetler Başkanı Mustafa Uyanık, Hasene Belçika temsilcisi Muhammed Ünal ve Avustralya’dan Abdullah Demirkol yer alırken, ikinci ekipte İsveç’ten Ali Rıza Salihoğlu, Almanya’dan Ali Kılıçaslan ve Fransa’dan Selçuk Uç yardım çalışmalarına katıldı. Ekipte yer alan görevliler çalışmalar hakkında bilgi verdi.

3 aşamalı yardım planı

Arakanlı mazlum ve mağdurlara yönelik üç aşamalı yardım planı yapıldığını söyleyen Hasene Genel Müdürü Mesud Gülbahar, acil yardım çalışmalarına dair bilgi verdi. Gülbahar şunları paylaştı:  “Arakan’da yaşanan soykırımda mağdur olan mazlumlara insani yardım ulaştırmak amacıyla arkadaşlarımız Bangladeş’in Arakan sınırına gittiler. Güvenlik nedeniyle Arakan’a giriş yapılamıyor. Ekiplerimiz Cox’s Bazar’a ve oradan da Bangladeş’in Arakan sınırına geçerek yardım çalışmalarını yürüttüler. Çalışmalarımızı 3 aşamalı olarak planladık. Birinci aşama; acil gıda yardımı ulaştırılmasıydı. Gıda yardımlarını arkadaşlarımız gerçekleştirdi. İkinci olarak barınak yapımı; oradaki yetkililerle de görüşerek, orada Hasene çadırkenti oluşturmayı planlıyoruz. Son aşama; günlük sıcak yemek ikramı sunmayı planlıyoruz. İnsanlar sıcak yemek yapma ve yeme gibi imkanlardan uzaklar. Oluşturacağımız küçük bir aşevi ile günlük sıcak yemek ikram etmeyi hedefliyoruz. Bu amaçla 2 ekibimiz acil yardımların dağıtımı ve bu planladığımız çalışmaların ön hazırlığını yapmak üzere görev yaptılar.”

Arakan’daki zulmün bir soykırım olduğunu ve dünyanın buna sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Gülbahar  şöyle konuştu: “Olanlar tüm insanlığın gözü önünde oluyor. Orada Arakanlılara reva görülenler insanın içini sızlatan türden. Bizler insani yardım noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz; lakin orada kalıcı çözümün olması için devletlerin, siyasi otoritelerin müdahil olması ve çözüme katkı sağlamaları gerekiyor.”

Arakan için bağış almayı sürdürdüklerini söyleyen Gülbahar yardım yapanlara teşekkür etti: “Güvenlik noktasındaki sıkıntı kalktığında Arakan’ın içerisine girip, yakılan ve yıkılan köylerden kaçamayanlara yönelik de insani yardımlarımız olacak. Daha uzun vadeli ise eğitim ve sağlık noktasında nasıl kalıcı projeler gerçekleştirebiliriz, bunun planlaması üzerinde çalışıyoruz. Bizlere bağışta bulunan, bu insanlık dışı hadiseye karşı yardım etmek suretiyle ses veren duyarlı insanlara teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Kurban kampanyası ile 179 bin 100 bağışta bulunarak duyarlılık gösteren bağışçılarımız, Arakan’da yaşanan zulme de sessiz kalmadılar.”

 

 

Gıda çuvalını taşırken yere yığıldı

Daha önce de Arakanlılara yardım için bölgeye geldiğini, Arakan eyaletinin başkenti Sitwe’de yardım çalışmalarına katıldığını söyleyen IGMG Sosyal Hizmetler Başkanı Mustafa Uyanık o çalışmalarla ilgili şu anekdotunu paylaştı: “Rohingya Müslümanları 21. yüzyılın en mağdur topluluğu.  2.5 metrekare barakada yaşayan bir ailenin ferdinin söylediği söz, bugüne kadar yardım kapsamında gittiğim ülkelerde, bugüne kadar karşılaştığım mazlum ve mağdurlardan duyduğum sözler içerisinde beni en fazla etkileyen söz oldu. ‘Sizler olmasanız, bizler ne yaparız? Kimse sesimizi duyurabiliriz?’ Herşeye rağmen ümitvar idiler. Bu kadar zulme muhatap olan insanların hala ümitvar oluşu ve şükretmeleri  karşısında şaşırmıştım. Bizden beklentinin ne kadar büyük olduğunu, hatta küçük küçük yardımlarımızın nasıl umut olduğunu bir defa daha yakinen anladım.”

İkinci defa geldiği bölgede mağduriyetin daha da arttığını gözlemlediğini belirten Uyanık, Bangladeş-Arakan sınırında yaptıkları çalışmaları anlattı: “Hasene’nin acil yardım çağrısı kapsamında bu defa Arakanlılara yardım etmek için yola çıktık. Güvenlik sebebiyle Arakan’a geçişimize izin verilmedi. Sınırda karşılıklı olarak askerler teyakkuz halinde. Naf Nehri’nin Bangladeş tarafında, zulümden kaçarak buralara sığınan mazlumara yardım elimizi uzattık. Cox’s Bazar Arakan sınırına en yakın şehir. Cox’s Bazar üzerinden sınıra 3 km mesafede bulunan Gundum yerleşkesine geldik. Dağıtımlar burada yapılıyor. Burada ayrıca kamplar var. 100 bine yakın insan kalıyor bu kamplarda. Dışarıda çok sayıda kampa giremeyen insanlar da dikkatimizi çekti. Sebebi ise, kamplardaki aşırı yoğunluk ve yer bulmadaki sıkıntı. Kamp dediysek,  öyle ihtiyaçların tamamen karşılandığı bir yer değil. Kampta kalanların durumu ayrı vahim, yerleşemeyenlerinki ayrı. İnsanlar en azından başlarını sokacakları bir çadır bulup yerleşmişler burada. Burası çok yağış alan bir bölge. Çadırlar genelde yüksek yerlere yapılmış. Çünkü daha aşağı yerler sular altında. Her bir kadının kucağında bir bebek. Olağanüstü bir yoğunluk var burada. İnsanlar akın akın geliyor. Uzun süre yollarda olmalarının, kendilerinin ve sevdiklerinin hayatlarına dair endişe taşımanın bitap düşürdüğü bu insanlara yardım elimizi uzattık. Her daim mazlumların yanında yer alan Hasene’ye yapılan bağışları buradaki insanlara en güzel şekilde ulaştırmaya çalıştık.”

İlk günkü dağıtımda kendisine yardım yaptıkları bir kadının yorgunluktan yere yığıldığını söyleyen Uyanık, olayı şu şekilde anlattı: “Kadıncağızın biri yardım alabilmek için saatlerdir sırada beklemiş. İlk dağıtımlarımızı, ayağımızın tozu ile geldiğimiz anda yaptık. Gece yarısıydı. Elektrik yok, ışık yok. Cep telefonları ışığı altında dağıtımımızı yaptık. Dağıtım devam ederken, yardım aracımızın birkaç metre ilerisinde, kendisine yardım yaptığımız kadının yere yığıldığını farkettik. Kucağında çocuk, bir elinde aldığı çuvalı taşımaya çalışırken yığıldı kaldı. Gittik baktık; soğuk soğuk terliyordu. Hasta olduğu belliydi. Takati tükenmişti adeta. Doktora götürelim dedik, imkan yok diye karşılık aldık. Ailesine çağırın ailesi alsın dedik, ailesi yok dediler. Evine götürün dedik, evi yok cevabını verdiler. Buradaki durumu bu hadiye o kadar iyi anlatıyor ki!”

Toplam 6 bin gıda çuvalı, 2.000 adet zarfla nakdi yardım yaptıklarını, toplam 40 bin kişiye ulaştıklarını açıklayan Uyanık çalışmaları organizeli bir şekilde yürüttüklerini söyledi ve şöyle devam etti: “Öncelikli olarak, acil ihtiyaç olan gıda yardımında bulunduk. İzdiham oluşmaması için dağıtım öncesi herkese fiş verdik. Herkes alacağını bildiği için sırada bekledi. Bizim dışımızdaki bazı yardım dağıtımlarının organizesiz yapıldığına ve izdiham yaşandığına şahitlik ettik. İnsanlar günlerce aç kalmışlar. İyi organize etmek gerekiyor. Fakat bizim dağıtımlarda hiçbir izdiham yaşanmadı. Sırasıyla ilk gün 300, ikinci gün 600, üçüncü gün 900, dördüncü gün 1.200, beşinci gün 1.500 ve altıncı gün 1.500 olmak üzere 15’er kiloluk 6.000 gıda çuvalı, bunun yanı sıra içerisinde 5 metrekarelik çadır alabilmeleri için yeterli miktarın olduğu 2.000 adet zarftan oluşan nakdi yardımda bulunduk. Allah yapılan yardımları kabul etsin; mazlumlara ümit, bizler için ise şuurumuzun artmasına vesile kılsın.”

İnsanlar yollarda, çaresizce, kendilerine uzanacak yardım eli arıyorlar

Arakanlılara acil yardım için ilk ekipte yer alan Hasene Belçika temsilcisi Muhammet Ünal şunları paylaştı: “Arakan’dan kaçıp Bangladeş sınırındaki kamplara sığınan Arakanlı mülteci kardeşlerimize ulaştırılan yardımlara aracılık ettik. Birinci gün kamp yerine geç ulaştık. Burada 300 mülteci aileye gıda yardımında bulunduk. Hazırlattığımız ortalama 15’er kiloluk yardım çuvallarının içerisinde pirinç, makarna, patates, mercimek, soğan, yağ gibi buradaki insanların kendi kültürlerinde olan 13 çeşit gıda maddesi vardı. Bir elinde çocuk, bir elinde yardım taşımakta zorlanmamaları için yardım çuvallarını bilhassa 15 kilo ile sınırlandırdık. Gerek taşınmasının kolay olması, gerekse yağmur sebebiyle ıslanmaması için gıda yardımlarını kartonlara değil, naylon çuvallara koydurduk. İlk günkü dağıtımı karanlıkta biraz zor olmasına rağmen güzel bir organizasyon ile, kimseye zarar vermeden, izdihama yol açmadan tamamladık.”

Ünal, yığılmanın sınırda olduğunu ifade etti ve sınırda bekleyen insanların yaşamlarına dair şunları paylaştı: “Buradaki insanların yaşamlarından da bahsetmek istiyorum. Buraya gelip görmedikten sonra, bu insanların yaşantısını anlamak ve anlatmak biraz zor. Uzaktan anlamak zor. Şu kadarını söyleyeyim; yalın ayak geziyorlar. Ayakkabı ile gezmek de mümkün değil zaten. Her taraf çamur. Çadırların altı çamur. Ortada bir yol var, Arakan’a giden. Yol kenarlarında sağlı sollu şekilde Arakanlı kardeşlerimiz bekliyorlar. Belki biri yardım eder diye çaresizce geçen arabalara bakıyorlar. Gelen insanların yüzlerine, gözlerine bakıyorlar. Halleri hiç iyi değil. Bize verilen görev doğrultusunda elimizden geldiği kadar yardım etmeye çalıştık. Gıda yardımını tamamladık. Çadır yardımı devam edecek. Bir çadır kampı kurmak istiyoruz. Kendi derme çatma çadırlarının içerisinde hiçbir şeyleri yok. Her çadırda 7-8 kişi var. Yiyecekleri yok, eşyaları yok, yatacak yerleri yok. Her yer çamur. Allah yardımcıları olsun.”

İsveç’te mazlum Arakanlıların sesi olduk

Hasene İsveç temsilcisi Muammer Kılıç İsveç’te Arakanlılar için yaptıkları çalışmaları anlattı. Arakanlı mazlumların yanında yer almak, onlara insani yardım noktasında destek çıkmak için çok kapsamlı bir çalışma ortaya koyduklarını belirten Kılıç şunları paylaştı: “Yaptığımız toplantılarda Arakanda yaşanan vahşet karşısında teşkilat olarak ne yapabiliriz, nasıl bir çalışma içerisine girebiliriz sorularını sorduk. IGMG İsveç teşkilatı olarak yaşadığımız ülkede ilk yardım çağrısını sosyal medya hesabımızdan başlattık. İsveç parlemontosu önünde kalabalık bir katılımla Arakan’daki katliamı protesto ettik. Tüm teşkilat birimlerimizi harekete geçirerek hayır kermesi organize ettik. Bu kapsamda Stockholm’da iki ayrı yerde kermes organize ettik. Cemaatimize ve üyelerimize posta yolu ile kurban bayramı tebriği ve içerisinde özel hazırlamış olduğumuz Arakan için yardım broşürü gönderdik. Yönetim kurulumuz ve idarecilerimiz SMS yolu ile tüm müslümanları Arakana yardım etmeye davet ettik. Yaptığımız çalışmaları daha geniş kitlelere ulaştırmak maksadıyla Anadolu Ajansı’na mülakat verdik. Bu çalışmaların neticesinde Arakanlı kardeşlerimiz için İsveç’te çok ciddi bir yardım topladık.”
 
ONLINE BAĞIŞ…